EGE SAATİ/TURGAY KILIÇ—İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa edip AKP’ye geçmesiyle kentin birçok alanında sivil toplum kuruluşları, CHP, Yeni Parti, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Komünist Partisi dahil birçok yurttaş sokaklara döküldü, tepki gösterdi. Siyasilerin ve sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra esnaf da yurttaş da günlerdir yaşadığı hayal kırıklığını üzerinden atamadığından yakınıyor. Ege Saati’ne konuşan esnaf ve yurttaşın ortak tepkisi “verdiğimiz oylar boşa gitti, keşke oy vermeseydik. Mademki AKP’ye geçiyordu, biz AKP’nin adayı Hamza Dağ’a oy verirdik” diyor. Siyasi iradelerinin yok sayıldığının ezilmişliği altında olduklarından yakınan bazı yurttaşlar, ekonomik kaygıyla mücadele etmekten başka çare bulamadığını, şehrin hizmete ihtiyacı olduğunun altını çiziyor. Ege Saati’ne konuşan Siyaset Bilimci Tanju Tosun, Cemil Tugay’ın AKP’ye geçmesi ve ilerleyen günlerde ise bazı ilçe belediyelerinin de AKP’ye katılması üzerine, seçmenin güveninin sarsıldığına dikkati çekerek “Bu tür transferlerin, kullanılan oyların seçilmiş yöneticiliğe dönüşümünün yol açtığı demokratik temsiliyetin, bu tür transferlerle seçmenler nezdinde meşruiyet kaybına yol açacak olmasıdır; ki bunun sonucunda demokrasi, seçim, temsil kurumlarına olan güvenin aşınma riski, sonuçta seçmenlerin politika ve politikacıya olan güvenlerinin erozyona uğramasıdır” dedi.

Annesinin duası, eşinin desteğiyle gitmiş
Annesinin duası, eşinin desteğiyle gitmiş
İçeriği Görüntüle

Siyaset Bilimci Tosun Turkiye Icin Ok Yaydan Cikmistir.jpg

‘İktidar aşırı yetkilerle donatılmış’

İzmir’in ilçelerinden Foça ve Çiğli’nin ardından İzmir Büyükşehri Belediyesinin de AKP’nin safına geçmesinin üzerine ildeki ‘iktidar’ kozunu kaybeden CHP’nin elinde 4 belediye kaldı. Bu geçiş ve başkanvekili seçimiyle birlikte Yeni Parti’de 20 belediye, AKP‘de 6 belediye, CHP’de 4 belediye, MHP’de ise 1 ilçe belediyesi bulunuyor. Ayrıca aldığımız duyumlara göre bundan sonraki süreçte ise yeni ilçe belediyelerinin de AKP’ye katılacağı yönünde. Cemil Tugay’ın AKP’ye katılması yönünde çok önemli bir tablo çıktı önümüze. Belediyeler, muhalefette olduğunda ‘finansal baskı, siyasi baskıyla’ karşı karşıya kalırken; iktidar partisine geçtiklerinde ise “hizmet üzerine hizmet” açıklamaları ve projeler yayımlanıyor. Ege Saati’ne konuşan Siyaset Bilimci Tanju Tosun, “Türkiye’de merkezi yönetim-yerel yönetim ilişkileri muhalefetteki yerel yönetimler için kaynak finansmanı, eşit merkezi hizmet dağılımı açısından hep sorunlu olmuştur. Son dönemde özellikle muhalefet belediyeleri için bu daha da belirgindir. Bunun temel nedeni merkezi iktidarın aşırı yetkilerle donatılmış olması ve demokrasi kültüründeki zayıflıktır. İzmir örneğinde BŞB başkanının iktidar partisine transferiyle bu durumun nasıl bir gelişmeye yol açacağına tanıklık edeceğiz” ifadelerini kullandı.

2 C6 C320 C 19 A C 48 E A 8 E D8 E45 F726 F7254-2

Politikacıda güven erozyonu

Tanju Tosun, seçmende güven yoksunluğuna değinirken, AKP’ye geçen belediyelerin yaşadığı ‘finansman, proje’ eksikliğinin ise kısa sürede giderileceğini belirterek “Kanımca muhalefet belediyesi olarak yaşanan hizmet, finansman sorunları, büyük projelerin sürdürülebilirliği konusundaki tıkanıklıklar bir miktar aşılabilecek gibi görünüyor. Fakat konunun diğer boyutu bu tür transferlerin kullanılan oyların seçilmiş yöneticiliğe dönüşümünün yol açtığı demokratik temsiliyetin bu tür transferlerle seçmenler nezdinde meşruiyet kaybına yol açacak olmasıdır ki bunun sonucunda demokrasi, seçim, temsil kurumlarına olan güvenin aşınma riski, sonuçta seçmenlerin politika ve politikacıya olan güvenlerinin erozyona uğramasıdır” dedi.

I M G 3085

Yurttaş ve iktidar arasında ‘samimiyet sınavı’

Ayrıca İzmir’de Sosyal Demokratların elinde (CHP-YENİ PARTİ) sadece 24 belediye kaldı. Gelecek günlerde bazı ilçe belediyesinin de AKP’ye geçeceği de öne sürülüyor. Bu sürece de değinen Siyaset Bilimci Tanju Tosun, “Transferler artarsa, hizmet beklentisi ile ideolojik oy vermeyen seçmenlerin tercihleriyle bir miktar ulusal iktidara yerelde destek artabilir, fakat diğer yandan muhalefet seçmenlerinin partileri yanında çok yoğun konsolide olmaları sonucu ortaya çıkabilir” diyor. İzmir’de hem iktidarın hem de muhalefetin seçmene karşı bir sınav vereceğinin altını çizen Tosun, “Sonuç olarak İzmir’de önümüzdeki süreç hem iktidar hem muhalefet için seçmen nezdinde bir samimiyet sınavı olacaktır. Özellikle Yeni Parti bu transferle aday belirlemede demokratik katılım süreçlerinin ne kadar önemli olduğunu anlamıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi açısından bakıldığında meseleyi sadece “daha iyi yönetme iddiası”nı hayata geçirip geçirmeyecekleri konusunda bir sınav verilecektir” ifadelerine yer verdi.