EGE SAATİ/Turgay Kılıç- Mayıs ayının başında İzmir’de yayın hayatına başlayan bir haber sitesi, 14 Ekim tarihinde siteyi kapatma kararı aldı. Bu kararla birlikte 12 personel bir gecede işsiz kaldı.

Sarı: Altınızı ne kadar ıslattınız da parti değiştiriyorsunuz?
Sarı: Altınızı ne kadar ıslattınız da parti değiştiriyorsunuz?
İçeriği Görüntüle

12 Personelin bir aylık maaşları, yemek ve yol ücretleri ile diğer hakları ödenmediği iddia edildi. Ofiste çalışma koşullarının uygun olmaması gerekçesiyle 2 aydır evden çalıştıklarını ifade eden gazeteciler, bu durumu bahane eden patronajın kendilerini 'devamsızlık-Kod 48' ile işsiz bıraktığını iddia ederek, bugün Konak’ta Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde bir araya gelerek yaşadıkları mağduriyeti dile getirdiler.

Mağduriyetlerini düzenledikleri basın açıklamasıyla kamuoyuyla paylaşan gazeteciler şu ifadelere yer verdi:

‘Haksız hukuksuz işten çıkarıldık’

“14 Ekim Çarşamba günü, akşam operasyonuyla haksız hukuksuz bir şekilde işten çıkarıldık. Kod 48 ile işten çıkarılan haber merkezi çalışanlarına şirket yönetimi tarafından ne sözlü ne de yazılı bildirim yapıldı. Telefonlarımıza gelen SGK mesajıyla işten çıkarıldığımızı öğrendik. 12 personel, yayınının durdurulduğunu SGK mesajıyla öğrendi. Bir aylık maaşımız, birikmiş yemek kartı ücretlerimiz, resmî tatillerdeki fazla mesailerimiz ödenmediği gibi ihbar tazminatlarımız da gasp edildi. Bu krizi biz yaratmadık. Bu noktaya gelinmesinden, sözleşmeleri hukuksuz bir şekilde feshedilene kadar her gün işinin başında olan biz emekçiler sorumlu değil”

‘Olağanüstü bir emekle çalıştık’

“Haberlerimizle, röportajlarımızla halkın haber alma hakkını ete kemiğe büründürmek için çok çalıştık. Basın İlan Kurumundan resmi ilan alacağız denildi. Fakat sitenin Basın İlan Kurumunun istediği okunma sayılarını yakalayabilmesi gerekliydi. Site'nin Google’da görünmesini sağlamak, trafiğini artırmak için olağanüstü bir emekle çalıştık. Basın İlan Kurumuna 24 kişilik kadro üzerinden başvuru yapacaktı şirket yönetimi. Fakat site’nin kadrosu 12 personelle kurulmuştu. Buna rağmen her gün iki kat iş yüküyle, sitenin okunma sayılarını belli bir seviyeye getirdik. Ancak 24 kişinin yapacağı işi, 12 kişi üretirken vaât edilen ofis ortamının gerekleri yerine getirilmedi; ofisin ihtiyaçları sürekli ertelendi. Yazın sıcağında ofiste su sebili olmadan çalışmak zorunda kaldık. Su ihtiyacımızı her gün cebimizden karşıladık. Biz ticaretçi değil, gazeteciyiz. Gazeteci işini hobi olarak yapan kimse değildir. Her bir personelin yaşamını idame etmek gibi bir sorumluluğu var. Fikir işçisi gazeteci, ücretiyle geçinen insandır.

‘Kod 48, düpedüz iftiradır!’

“Bir aylık maaşlarımızı, ihbar tazminatlarımızı, yemek kartlarımızı ödememek için mi bizi Kod 48’le işten çıkardınız? Haklarımız 212 sayılı Basın Kanunu’yla güvence altına alınan haklardır. Biz işgücümüzden, emeğimizden doğan haklarımızın peşindeyiz. Ne eksik ne fazla; biz hakkımızı istiyoruz: Kod 48 lekesi derhâl kaldırılsın. Ekim ayı maaşımız kuruşu kuruşuna ödensin. Eylül ve ekim ayından yemek kartlarımız ödensin. Bazı arkadaşlarımızın mayıs ayından yemek kartı alacakları, resmî tatillerde çalışan arkadaşlarımızın fazla mesaileri derhal ödensin. 212 sayılı kanuna göre işveren işçiyi işten çıkarmadan bir ay önce personele bildirim yapmak zorundadır. Biz akşam operasyonuyla aniden işten çıkarıldık. İhbar tazminatımız derhâl ödensin. Emekçiler burada, bir arada. Haklarımızı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Verdiğimiz mücadele sadece maaş ve alacak mücadelesi değildir. Biz hakları gasp edilen gazeteciler olarak, hakları gasp edilen, maaşları geciktirilen tüm meslektaşlarımız için de onur mücadelesi veriyoruz. Biz gazeteciler bu ülkede emeğimizle, onurumuzla yaşamak istiyoruz”

Whatsapp Image 2026 10 20 At 17.06.42 (1)

"Personeller devamsızlık iftirasıyla işten çıakrıldılar. Bu birçok gazetecinin haklarını elinden alan yalan bir koddur. Site patronunun neredeyse tüm adımları hukuka aykırıdır. Normalde basın iş kanununa göre gazetecilerin sözleşmelerinin yazılı olması gerekiyor; ancak site patronu bu yazılı sözleşmeyi yapmamış. Hatta gazeteci arkadaşlara belge imzalatıp kendileri ise bu imzadan kaçınmış. Öyleki bir basın patronunun, gazetecilerin sözleşmesini mülki amire, bakanlığa ve gazetecilerin bağlı bulunduğu meslek kuruluşlarına bildirmesi gerekiyor. Ve bir diğer sorun ise gazetecilerin SGK girişlerini gazetecilik dışındaki başka bir sektörün koduyla giriş yapılmış. Site patronu, daha işe başlarken gazetecilerin tüm haklarını elinden almış."