Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP’den ayrılarak Yeni Parti’yi kurmasından ziyade, bu partinin kuruluş sürecindeki bağış kampanyasını daha çok önemsedim… Müthiş bir toplumsal dayanışma duygusu…
Geçen gün çok değerli dostum ve arkadaşım 60 yıllık gazeteci Faik Kaptan sosyal medya hesabında bir paylaşım yaptı ve bana da gönderdi…
Öyle sansasyonel bir konu değil… Ama insanı ta yüreğinden yakalayan tarihsel bir öykü…Toplumsal duygunun, inancın, dayanışmanın ve insanın kendine hedef koymasının pik noktası…
Şöyle ki;
Eminim; merhum Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler” kitabını bilirsiniz… Kurtuluş savaşını öykülendirerek anlattığı kitap…Belki okudunuz, belki okumadınız.… 2005 yılında yayınlanan bu kitap, kayıtlara göre 2 milyonun üzerinde müthiş bir tiraj yaptı, yani satıldı… İşte o kitabın 47. Sayfasında “Küçük Hasan” başlıklı bir bölüm var…O bölümde aynen şöyle yazar;
“İstanbullular, Kızılay’ın çağrısına uyarak Basının da desteği ile Milli Mücadeleye para yardımı yapmak üzere gazete binalarında sıraya girdi. İleri Gazetesi’nin dar idarehanesine sığamayanların büyük kısmı dışarıda kalmıştı. Uzun bir yardım kuyruğu vardı.
Kaldırımın sonunda bir işgal devriyesi göründü. Düzenli adımlarla yaklaşmaya başladı. İşgal askerlerine her zaman kenara çekilerek yol veren İstanbullular, bu sefer kıllarını bile kıpırdatmadılar. Bunu gören Devriye Kolu kalabalığın arasından geçmeyi göze alamadı, yola inerek geçip gitti.
İçerde daha afyonu patlamamış olan huysuz idare memuru, bir deftere söylene söylene, bağış yapanın adını ve bağış miktarını yazıyordu. “Kahveci Ali, 100 kuruş.” “Eskici Yusuf, 50 kuruş.” “Hallaç Asım, 75 kuruş.” “Bakkal Ahmet, 100 kuruş.” “Terlikçi Adem, 200 kuruş.”
Sırada, küçük, cılız bir oğlan vardı. Bunu bir önceki bağışçının çocuğu sanan memur, birazda öfkeyle, yürüyüp yol vermesi için işaret etti. Ama çocuk yürümedi, büyük bir ciddiyetle bütün servetini, çıplak masanın üzerine bıraktı ve “Hasan, 5 kuruş” dedi.
Suratsız idare memurunun birdenbire gözleri doldu. Ağladığını göstermemek için yüzünü, kocaman mendilinin arkasına saklayarak gürültüyle burnunu sildi.”
Turgut Özakman bu kitabın önsözüne şu notu düşmüş;
“Gençlerimize, uzun zamandır Milli Mücadeleyi gerektiği gibi anlatamıyoruz. Bu yüzden şimdiki orta yaşlılar da Milli Mücadeleyi iyi bilmiyor. Bilmemek oranı gittikçe artıyor. Oysa Cumhuriyetimiz o mücadelenin ürünü ve kaçınılmaz sonucudur.”
Kimileri kızabilir, kimileri abarttığımı söyleyebilir ama bugün Yeni Parti’ye dönük bağış kampanyası, Türk toplumunun “bir tür kurtuluş savaşı sürecindeki” o ruh yapısını anımsattı. Bunu başta Özgür Özel ve arkadaşları olmak üzere, tüm Türk siyaseti çok iyi okumalı ve analiz etmeli, diye düşünüyorum.
Kıssadan hisse… Herkes üzerine düşeni alsın.