Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Ergenekon kumpası kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişmeye imza attı.
Olayın meydana geldiği dönemde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, bir kişinin ise yurt dışında bulunduğu tespit edildi.
‘Acil durum butonu’ detayı soruşturmanın odağında
Sabah gazetesinin haberine göre, Mayıs 2011’de Silivri Cezaevi’nde göreve başlayan Ferhat Veysi Gül isimli infaz koruma memuru, Kozinoğlu’nun bulunduğu koğuşta görevlendirildi.
Olay günü Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından koğuştaki acil durum butonuna basıldı. Ancak merkezi panodaki uyarıyı fark eden Gül’ün müdahale etmek yerine farklı bir işlem yaptığı öne sürüldü.
Kamera görüntülerine ilişkin incelemelerde, infaz koruma memuru Gül’ün alarmı gördükten sonra ters yöne ilerlediği ve koğuş içerisindeki radyonun sesini son seviyeye çıkardığı iddia edildi. Bu şekilde diğer gardiyanların alarmı duymasının önüne geçildiği öne sürüldü.
Yaklaşık 15 dakika sonra fark edildi
İddiaya göre yardım çağrılarını telsiz ve yüksek sesli radyo nedeniyle bastıran gardiyan, daha sonra herhangi bir şey olmamış gibi mescide yöneldi.
Kamera kayıtlarında yer alan görüntülere göre olaydan yaklaşık 15 dakika sonra durum diğer cezaevi görevlileri tarafından fark edildi.
AKIN GÜRLEK'TEN İLK AÇIKLAMA :
Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. Kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, aradan geçen zamana bakmaksızın yeniden ele alıyor; ulaşılabilecek her delilin izini sürüyoruz.
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanmış, Silivri Devlet Hastanesine sevk edilmiş; hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir.
Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş; ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış; 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız dosyayı yeniden incelemiş; Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır.
Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır.
Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firasi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."




