İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin önceki akşam yapılan “Nisan ayı” toplantısı bir hayli hararetli geçti… AKP’li üyelerin “polemiğe dönük” ilginç soruları vardı… Karşılıklı suçlamalar, söz düelloları, tartışmalar vesaire…Siyasi arenalarda bu tür “bağırış-çağırış”lı tartışmalar yabancı olduğumuz görüntüler değil… Vaka-i adiyeden sayılır…Ancak bir konu vardı ki; İzmir için çok önemliydi…
Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AKP Grubuna yönelik eleştirilerini dile getirirken dedi ki;
“İki yıldan uzun süredir Şakran’ın, Dikili’nin kredilerini niye onaylamadınız? Ben Bakan Bey ile (Mehmet Şimşek) kendim görüştüm ve kendisi talimat verdi. Buradan birileri arayıp, ‘yapmayın’ dedi. Yapmayın dedikleri şeyden biri çamur çürütme ve kurutma tesisi. Bu kredilerin neden onaylanmadığını açıklayın. Siyasilerin engellediğini biliyorum. İzmir’e zarar vermek için çalışan siyasetçiler Ankara’da bu iş olmasın diye çaba gösteriyorlar”
Bu sözlere AKP Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız büyük tepki gösterdi ve o da dedi ki;
“Engellediğinizi bahsettiğiniz kredileri kimin nasıl engellediğini ispatlayın ben istifa edeceğim eğer ispatlayamazsanız siz de başkanlıktan istifa edin. Çok açık tekrar ediyorum. Bakanlıkla görüştüğünüzü söylediğiniz. Sizi tüm samimiyetimle ispata davet ediyorum. Milletvekillerimizin nasıl aksiyon aldığını bilen biri olarak ispatlayın diyorum. İspatladığınız anda meclis üyeliğinden istifa edeceğim"
İşin polemiği bir yana… Ben İzmir’e hizmetin peşindeyim… Muhalif belediyelerin, özellikle de CHP’nin kazandığı il ya da ilçe yerel yönetimlerinin “gırtlağının nasıl sıkıldığını” biliyoruz. Kaldı ki bu yeni değil… Geçmişte İzmir’in “metro projeleri”nin (CHP’li Aziz Kocaoğlu dönemi en önemli örnektir) nasıl geciktirildiği kamuoyunun bilgisi dahilindedir.
Dolayısıyla bugün gelinen noktada eğer gerçekten İzmir’deki alt yapı yatırımları (ki porjelerle ilgili dış krediler İzmir Büyükşehir Belediyesinin gayretiyle sağlanmıştır) siyasi nedenlerle engelleniyorsa bunu tüm İzmirlilerin bilme hakkı vardır. Eğer gerçekten böyle bir durum söz konusu ise hiç lafı eğip bükmeden adını koymak gerek; bunun adı “İzmir’e ihanet”tir, hainliktir. Ve her kim ki böylesi bir ihanet içindeyse, bilinmelidir ki bunu İzmirli unutmaz. Sandık önüne geldiğinde mutlaka hesabını sorar.
Bu bağlamda, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bu kredilerin hangi siyasiler tarafından engellendiğini açıklamalıdır. İsim vermelidir. Sıradan bir siyasi polemiğin zeminine ve zamanına bırakmamalıdır. Yoksa, İzmir’in tüm siyasi kimlikleri töhmet altında kalır.