İtirazım var !

Kendi ülkesini, tarihini, kültürünü ve birikimini öğrenmeden Türkiye'yi ezbere yargılayıp, kendisini sürekli başkalarıyla kıyaslayarak aşağılık duygusuna mahkûm edenlere itirazım var… Milliyetçiliği hamaset sananlara da vatan sevgisini gericilik görenlere de itirazım var… "Bir Türk dünyaya bedeldir" sloganının arkasına sığınıp eksiklerini görmeyenlere de "Bu ülkeden hiçbir şey olmaz" diyerek umudu tüketenlere de itirazım var !
Cumhuriyeti yalnızca işine geldiğinde hatırlayanlara, demokrasiyi ise sadece kazandığı seçimlerde kutsayanlara itirazım var… Cumhuriyet tarihini "reklam arası" diye küçümseyen zihniyete de itirazım var… Sandığı demokrasi sananlara, demokrasinin hukuk, özgürlük, liyakat ve hesap verebilirlikten oluştuğunu unutanlara itirazım var…
"Ben olmazsam ülke batar" diyerek milleti küçümseyenlere itirazım var… Devleti kendi siyasi geleceğinin teminatı görenlere itirazım var…Adaleti, hukuku ve devlet kurumlarını siyasal hesapların aracı hâline getirenlere itirazım var… Kanunu güçlüye göre yorumlayıp, güçsüze adalet öğretenlere itirazım var…Liyakati değil sadakati ödüllendirenlere itirazım var…Bilimi küçümseyip cehaleti yüceltenlere itirazım var…
Üniversiteleri bilimin değil itaatin merkezine dönüştürmek isteyenlere itirazım var… Gençlerin hayallerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmasını normal görenlere itirazım var… Kadının yaşam hakkını, özgürlüğünü ve eşit yurttaşlığını tartışma konusu yapanlara itirazım var… Çocukların geleceğini siyasi tartışmaların malzemesi yapanlara itirazım var…
Doğayı talan edip adına kalkınma diyenlere itirazım var… Ormanları, kıyıları, nehirleri ve zeytinlikleri gelecek kuşaklardan çalınabilecek bir miras gibi görenlere itirazım var! Vergiyi, vatandaşlık görevi sayıp, verginin hesabını vermeyi gereksiz görenlere itirazım var…Yolsuzluğu normalleştirip dürüstlüğü saflık sayanlara itirazım var…İsrafı itibar, tasarrufu zayıflık olarak pazarlayanlara itirazım var…
Eleştiriyi ihanet, sorgulamayı düşmanlık sayan anlayışa itirazım var… Gazetecinin soru sormasından, sanatçının düşüncesini açıklamasından, yazarın kaleminden korkanlara itirazım var…Farklı düşüncelerin bir arada yaşamasını tehdit olarak görenlere itirazım var… Toplumu sürekli kutuplaştırarak siyaset üretmeye çalışanlara itirazım var…
Kimlikleri, inançları ve yaşam tarzlarını siyasetin oy deposuna dönüştürenlere itirazım var…İnsanları etnik kökeni, mezhebi, inancı ya da yaşam biçimi üzerinden ayrıştıranlara itirazım var…
Türkiye'yi sürekli bir Ortadoğu kaderine mahkûm etmeye çalışanlara itirazım var… Türkiye'nin bilimde, teknolojide, savunma sanayisinde ve üretimde ortaya koyduğu başarıları görmezden gelenlere de eksikleri dile getiren herkesi hain ilan edenlere de itirazım var…
Geçmişe takılıp geleceği unutanlara da geçmişini inkâr ederek gelecek kurulacağını sananlara da itirazım var…Dünya, bilgi, yapay zekâ ve yüksek teknoloji çağını konuşurken, toplumun enerjisini yüzyıllar öncesinin kavgalarına mahkûm edenlere itirazım var…
Ve en büyük itirazım;
Korkuya alışanlara…
Sessizliği erdem sananlara…
Haksızlık karşısında "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyenlere…
Çünkü biliyorum ki; itiraz etmeyen toplumlar, zamanla konuşma hakkını da kaybeder. İtiraz etmek yıkmak değildir. İtiraz etmek; daha adil, daha özgür, daha güçlü ve daha demokratik bir Türkiye kurma iradesidir. Benim itirazım, bu ülkeye olan umudumdandır. Çünkü hâlâ inanıyorum ki Türkiye; korkuyla değil cesaretle, öfkeyle değil akılla, ayrışmayla değil ortak vicdanla ve “en önemlisi” hukukun üstünlüğü ile büyüyecektir.