Yeryüzünde yaşayan insanlar…
Mutluluğu,
Mutsuzluğu,
İki yerde arar ve yaşarlar ?…
- Maddiyat…
- Maneviyat …
*
Maddiyatı …
Şekil ve zemin olarak,
Siyaset kurumu ve yürütücüleri toplumlara sunarlar …
Irklara ve coğrafyalara göre,
Sistemler ve düzenler kurarak,
Yönetip ve yönlendirirler …
İstediklerini zengin eyleyip,
Mutlu kılarlar…
Yine istediklerini fakir eyleyip,
Mutsuz kılarlar …
Yoksulun,
Merhametinden cesaret alırlar …
Yani kısaca,
İnsanca yaşamın,
Tüm insanlığın,
Birinci “ düşmanı “
Siyaset kurumu ve siyasetçilerdir …
*
Maneviyatı …
İnsan denilen canlının,
İç dünyasında oluşan hatalar zincirindeki korku duvarını,
Affedilmek adı altında kullanan,
Din adamları örgütler ve yürütürler …
Genelde,
Siyaset kurumuyla ortak hareket edip,
Cehaleti kutsayarak fakirleştirip,
Birlikte sömürü düzenini devamlı kılarlar…
Yine !
Yani kısaca,
İnsanlığın,
İkinci “ düşmanı “ sözde din adamlarıdır …
*
İnsanlığın,
Bu iki “ düşmanı ”…
Neyzen Tevfik’e sorulan bir soruya verdiği cevabın tam da içindekilerdir ?…
Neyzen Tevfik’e sorarlar ?
Üstadım,
Kanun nerede, adalet nerede ?
Neyzen :
Kanun,
Bir enstrümandır,
Çalınır her gece meyhanelerde …
Adalet,
Kötü yola düştü…
*
Pekiii !!!…
Bu iki düşmandan,
Arınmanın çaresi var mı ?
Var elbette ?
Tüm insanlığı oluşturan,
İnsan malzemesi,
İnsan olma onurunun özünü fark ettiği anda,
Ahlak mertebesine ulaştığında,
İki düşmandan da kurtulabilecektir …
Ama,
Ne zaman kim bilir ?
Belki asırlar sonra !?…