Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden gönderdiği yeni mektupta fon soruşturmasını gündeme taşıdı.
Sözcü yazarı Necati Doğru, köşe yazısında İmamoğlu'nun basın danışmanı aracılığıyla kendisine ulaştırılan mektubunu paylaştı.
İmamoğlu, mektubunda Türkiye'nin ciddi bir siyasi ve hukuki krizle karşı karşıya olduğunu savunarak fon soruşturmasında ortaya çıkan ilişkilerin kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirtti.
"Durum acildir"
Türkiye'deki kurumların işleyişine yönelik eleştirilerde bulunan İmamoğlu, Cumhuriyet'in temel değerlerinin zarar gördüğünü öne sürdü.
İmamoğlu, mektubunda şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıllık tarihinin en ağır risklerini bir arada yaşıyor. Cumhuriyet, adalet ve demokrasi sütunları art arda büyük hasar aldı. Devletin bütün kurumları, eşi görülmemiş bir yozlaşmanın içine düşürüldüler."
Fon soruşturmasını "Cumhuriyet tarihinin en büyük dolandırıcılığı" olarak nitelendiren İmamoğlu, yaşanan gelişmelerin siyasi ve bürokratik bağlantılarının incelenmesini istedi.
İmamoğlu, "Meselemiz memlekettir. Durum acildir" sözleriyle çağrısını yineledi.
İBB iddianamesindeki ifadeleri hatırlattı
Mektubunda İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameye de değinen İmamoğlu, hakkındaki suçlamalarda kullanılan bazı kavramlara dikkat çekti.
İddianamenin 1, 730, 3290 ve 32'nci sayfalarından örnekler paylaşan İmamoğlu, "fon", "yolsuzluk fonu", "seçim fonu", "sistem" ve "2 milyar dolar" ifadelerinin suçlamalarda yer aldığını belirtti.
İmamoğlu'nun aktardığına göre iddianamede, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday gösterilmesi için fon oluşturulduğu ve "Sistem" adı verilen bir yapıya para aktarıldığı yönünde iddialar bulunuyor.
Ayrıca seçimlerin kazanılması için en az 2 milyar dolara ihtiyaç duyulduğuna ilişkin bir ifade de iddianamede yer alıyor.
İmamoğlu, söz konusu suçlamaları reddederek bu ifadelerin iddianamede kullanılmasının rastlantı olmadığını savundu.
"İddianamedeki kavramlar rastlantı değil"
İBB soruşturmasında kendisine yöneltilen suçlamalarla fon soruşturması arasında bağlantı bulunduğunu ileri süren İmamoğlu, iddianameyi hazırlayan anlayışa yönelik ağır eleştirilerde bulundu.
İmamoğlu, "Bu kavramların iddianamede (aslında iftira name) yer alması rastlantı değil. Kişi kendinden bilir işi" ifadelerini kullandı.
İBB'ye yönelik soruşturmayı hazırlayan siyasi ve bürokratik çevrelerin fon işlemleriyle bağlantılı olduğunu iddia eden İmamoğlu, bu ilişkilerin araştırılması gerektiğini belirtti.
Söz konusu değerlendirmeler İmamoğlu'nun iddialarını yansıtırken, mektupta ileri sürülen bağlantılara ilişkin bağımsız olarak doğrulanmış bir bulgu paylaşılmadı.
"Fon vurgununa karışanların listesi neden açıklanmıyor?"
Mektubunun devamında fon soruşturmasında adı geçen kişilerin kamuoyuna açıklanmasını isteyen İmamoğlu, yetkililere sorular yöneltti.
İmamoğlu, "Fon vurgununa karışanların listesi neden açıklanmıyor?" diyerek soruşturmanın kapsamına ilişkin daha fazla bilgi verilmesi gerektiğini savundu.
Söz konusu listede önemli siyasi ve bürokratik bağlantıları bulunan isimlerin yer alabileceğini öne süren İmamoğlu, "Bu liste turpun büyüğünün değil, büyük turpların listesidir" ifadelerini kullandı.
Fon işlemlerinin uzun yıllara yayıldığını iddia eden İmamoğlu, "Dört yıl boyunca ince ince planladılar, son iki yılda fon vurgununu zirveye taşıdılar. Bir koydular, milyar kazandılar" dedi.
"Siyaset, bürokrasi ve foncular ortak" iddiası
İmamoğlu, fon soruşturmasında siyasi çevreler, kamu bürokrasisi ve finans sektöründeki bazı isimler arasında bağlantılar bulunduğunu ileri sürdü.
İstanbul'daki değerli arazilere ilişkin gelişmeleri yakından takip eden kişilerin fon işlemlerinden habersiz olamayacağını savunan İmamoğlu, soruşturmanın daha geniş kapsamlı yürütülmesi çağrısında bulundu.
İmamoğlu, "Çünkü herkes herkesle ortak: Siyaset - bürokrasi - foncular ortak! Bu yüzden açıklanmıyor" ifadeleriyle iddialarını sürdürdü.
Mektupta dile getirilen bu suçlamalar, İmamoğlu'nun değerlendirmeleri olarak kamuoyuna yansıdı.
Necati Doğru'dan Fatma Betül Sayan Kaya'ya çağrı
Sözcü yazarı Necati Doğru da İmamoğlu'nun mektubunu yayımladığı köşe yazısında fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Doğru, soruşturma kapsamında tutuklandığı bildirilen eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'ya seslenerek fon sisteminin nasıl oluşturulduğuna ilişkin açıklama yapmasını istedi.
Kaya'nın konuya ilişkin bir mektup göndermesi halinde bunu köşesinde yayımlayacağını belirten Doğru, soruşturmadaki ilişkilerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
İmamoğlu'nun mektubu ve Necati Doğru'nun çağrısı, fon soruşturmasında adı geçen kişilerin ve iddia edilen bağlantıların açıklanmasına yönelik talepleri yeniden gündeme taşıdı.





