EGE SAATİ/TURGAY KILIÇ— Bağımsız Maden - İş Sendikası üyesi maden emekçilerinin günlerce süren mücadelesi, ülke gündemini sarsmaya devam ediyor. Maden emekçileri, Yıldızlar SSS Holding’e bağlı madenlerde haklarını aramaya devam ederken Ankara’daki direnişleri 11’inci gününe ulaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne seslerini duyurmaya çalışan emekçileri henüz taleplerine karşılık bulamadı. Ege Saati’ne konuşan Bağımsız Maden - İş Sendikası Genel Sekreteri Başaran Aksu, DİSK ve Türk-İş’i eleştiri yağmuruna tutarak “gerçek işçi direnişinde ortada görünmezler, holding şirketlerini üzerlerine çekmek istemezler” dedi.
Pazartesi’ye kadar sürecek
Madencilerin Enerji Bakanlığının önündeki protestosu bugün de devam etti. Sendika temsilcilerini yanı sıra onlarca madenci, Yıldız Holding tarafından ücretlerin yatırılması için seslerini 11. günde de duyurmaya devam etti. Sendika üyesi maden emekçileri, üzerlerindeki tişörtleri çıkarıp bakanlığın kapı korkuluklarına astı. Ankara’nın kavurucu sıcaklığının altında kafalarındaki baretler ve üzerlerindeki tişörtlerle günlerdir alacakları için mücadele eden emekçiler, bu direnişi, 24 Ağustos Pazartesi gününe kadar bakanlığın önünde sürdürecek.

‘Rejim ve holding merkezleriyle iç içeler’
Ege Saati Gazetesi’ne konuşan Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Sekreteri Başaran Aksu, bu direnişin sadece madencileri değil; tüm işçi sınıfının haklarını ilgilendirdiğini belirtti. Kendilerine destek olmayan DİSK ve Türk-İş’e tepki gösteren Aksu, “Rejim ve holding merkezileriyle iç içe bir sendikal anlayışları var. 2008’den bu yana milyonlarca işçi ve kamu çalışanının emeklilik hakkının gaspına karşın sessizlikleriyle taraf oldular. Arabuluculuk yasası, işçi sınıfı ve emekçilere karşı bir tezgah olarak kuruldu. Sessizlikleriyle taraf oldular. İşçilerin dava için zaman aşım süresi 10 yıldan 5 yıla düşürülürken sessiz kaldılar. Türkiye’de fiilen sendikalaşmada yasal bir zorunluluk varken patronların her tür toplu iş sözleşmesinde mesnetsiz itiraz hakkına sahip olmalarını sessizce kabul ettiler. Bu da sendikal örgütlenmeyi imkansız hale getirdi. Yoksulluk sınırının altında ücretlere işçileri mahkum ettiler, asgari ücret masalarında oyunlar oynayıp, manipüle ettiler ve milyonlarla oynadılar. İşçi sınıfı bunların bu pozisyonlarını biliyor. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Türk İş Genel Başkanı Ergun Atalay, gerçek işçi direnişinde ortada görünmezler, açıklama yapmaktan kaçınırlar. Holding şirketlerini üzerlerine çekmek istemezler. Pozisyonları bu. Olağan davranış biçimleri bu” diyerek eleştirdi.




