Ege Saati/Turgay Kılıç— 2011 yılının Mart ayında Suriye devlet başkanı Beşşar Esed’in ‘Baas Rejimi’ne karşı ‘Arap Baharı’ ile ülke geneline yayılan ‘demokrasi yanlısı’ gösterilerle kötü başladı. Bu gösterilere karşı Suriye Ordusu, silahlarını kuşanarak göstericileri de bastırmak için bir tür katliama başladı, göstericiler üzerine ateş açtı. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) başta olmak üzere birçok direniş milisleri kuruldu. Takvimler 2012’yi gösterdiğinde ise Suriye’de bir iç savaş patlak verdi.
İş savaş dünyaya yayıldı
Tetiklenen bu iç savaş, dünyaya yayılan bir çatışmaya döndü. Bir toprak üzerinde birçok ülke, söz sahibi olmak için ordusunu sahaya sürdü. 2014 yılında Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD), Doğu Suriye ve Batı Irak’ın kontrolüne ele aldığında, ABD ise IŞİD’e yönelik hava bombardımanı başlattı. ABD, ayrıca YPG liderliğinde bulunan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ordusuna yönelik kara desteğinde bulundu. İran, Rusya ve Hizbullah; Bas Rejimini askerî olarak destek vermesiyle İran, 2013’te savaşa müdahil oldu.
Rusya, 2015 Eylül’ünde ise doğrudan askerî harekat başlattı, muhalif güçler ise Katar ve Türkiye’den silah aldı. Türkiye ise 2016’dan itibaren Suriye Milli Ordusu ile ortak bir adımlar atarak YPG ile IŞİD’e askeri harekatlar düzenledi. Ükelerin müdahil olduğu bu saldırılarla Suriye toprakları üzerindeki çatışmalar hiç bitmedi, günümüzde de devam ediyor. Bu savaşın sonunda ise 656 binden fazla Suriyeli yurttaş öldürüldü, 6,7 milyon Suriyeli yurdundan edildi, 6,6 milyonu ise göçmen oldu.
‘Politik baskıyla ülkesini terk etti’
70 yaşındaki İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, İzmir’e 1999 yılında geldi. Suriye’de öğretmenlik yapan Muhammed Salih Ali, ailesi ve çocukluklarıyla bu kentte 27 yıldır yaşam mücadelesi veriyor. Salih Ali, Baas Rejimi lideri Beşşar Esed döneminde yaşananları ve İzmir’deki Suriyeli yurttaşların barınma, iş ve yaşama tutunma çabalarını Ege Saati’ne anlattı. Muhammed Salih Ali de Suriye içinde politik, sosyal, baskı ve fikir ile düşüncelerin yasaklandığı dönemleri sebep göstererek topraklarını, dostlarını bırakmanın verdiği huzursuzluğunun altını çizdi.
En büyük göç payı Türkiye’de
İç savaş ve çatışmalardan Suriye’den göç edenlerin ilk tercih yeri Türkiye oluyor. Bu ise Türkiye ve Suriye arasındaki en uzun ve yakın sınır olmakla birlikte Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında bir köprü görevi görmesi. Muhammed Salih Ali, 2011’den 2015 yılına kadar Suriye’den İzmir’e gelen yurttaşların sokakta dahi kalacak yer bulamadıklarını söyledi. Karton üzerinde, Kültürpark’ta, kaldırımda uyuyamaya çalışanların olduğunu belirten Ali, “O dönemlerde 5 milyon Suriyeli, mülteci olarak İzmir’e geldi. Mülteciler, yaşamak için emek verdi. Yaşamak için elinden geleni yapıyorlar. Suriye’de çeşitli zanaat işleri yapanlar, İzmir’de de aynı işi sürdürüyor” dedi.
Suriyeli’nin ticarete katkısı
Dernek başkanı Muhammed Salih Ali, Türkiye ekonomisinin Suriyeliler’den ötürü kötüleştiğine yönelik söylemlerin aksine, “Suriyelilerin gelişi ticarete katkı olmuştur. Tüccarlar bu sayede Istanbul’a ve İzmir’e gelip yerleşti. Sermaye emeği için her biri kendi meslektaşına yakın durdu. Yani bazı fabrikaları Halep’ten taşıyıp Gaziantep’te kurdular. 4 bin Suriyeli şirket Türkiye’de kuruldu. Bu rakamları ise Ticaret ve Sanayi Odalarından aldım. Yaklaşık 10 bin Türk vatandaşı o şirketlerde çalışıyor. Büyük sermaye sahipleri de geldi” ifadelerini kullandı.
‘Politikayla nefret yarattılar’
Muhammed Salih Ali, Türkiye’de Suriyelilerin vatandaşlık alıp iktidara yakın duracaklarını ifade eden iddialara ada açıklık getirdi. Ayrıca Suriyelilerin ise ‘ucuz iş gücünde sigortasız çalıştırılması’ iddialarına yönelik ise “Böylesi bi nefret yarattılar. Suriyeliler sigortasız çalışıyor, daha çok emek veriyor ve mesai saati de yok; haliyle patron da onu tercih ediyor. Ucuz iş gücü sebebiyle Suriyeli de hayata tutunmak için bu teklifi kabul ediyor. Politikacılar ve medya organları da bunu ‘nefret’ diliyle yayılmasına vesile oluyor. Suriyelilerin gelmesiyle kira artmış olabilir; ama Suriyeli ev sahibi değil, kiracı. Bunu yapan ev sahibidir, biz değiliz, kazanma menfaati olan Türk vatandaşı yapıyor bunu” diyerek yorumladı.
Elektrik yok, alt yapı yok…
Suriye’ye yönelik hâlâ saldırılar bitmiş değil. Baas Rejimi’nin devrilmesiyle Beşşar Esed’ın yönetimi de fesih edildi ve Esed, firari durumda. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon küsur Suriyeli olduğunu belirten Suriyelilerle Dayanışma Derneği Başkanı Ali, İzmir’de 120 bin Suriyeli’nin kaldığını belirtti. Esed’in devrilmesini sevinçle karşılayan İzmir’deki Suriyeliler, hâlâ ülkelerine gitmenin yolunu arıyor. Ayrıca eşlerini kaybeden kadınlar ve çocuklar için de ‘Aile Kardeşliği Projesi’ başlattıklarını belirten Muhammed Salih Ali, “Bu durumdaki aileler için iş insanlarının da desteğiyle fon oluşturup, ailelerin ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Kentte ‘Suriyeli gettolaşması’
Ayrıca İzmir’in Basmane ve Ayakkabıcılar sitesi mevkiilerinde çok sayıda Suriyeli esnaf bulunuyor. Bu bölgelerdeki Suriyeliler, kendi içlerinde bir ticari döngünün kurduklarının yanı sıra dostluk, arkadaşlık bağları da hakim. İzmir’in ilçesi Konak Basmane mahallesi ve Bornova ilçesinin Doğanlar ile Mevlana mahallerinde çok sayıda Suriyeli yaşıyor, aynı yerlerde ticaret yapıyor.
Kentte ‘Suriyeli gettolaşması’ yapılaşması üzerine konuşan Muhammed Salih Ali, bölgedeki Suriyelilerin kendi içlerinde birbirini desteklediği, birbirleriyle hareket etmelerinden kaynaklandığını belirterek “Konak’ta ve Bornova’da kalanlar; yaşam koşullarına uygun ve iş yerlerine yakın yerleri tercih ediyor. Suriyeli kendi içinde bir dayanışma içinde hareket ederken aynı ucuz evi paylaşmak için bir tercihte bulunuyor. Bu da o bölgedeki Suriyeli sayısını artırıyor” ifadelerini kullandı.




