TÜİK ve bağımsız iktisatçılardan oluşan ENAG, Şubat ayı enflasyon oranlarını açıkladı. Önce veriler, sonra da yorumlarımızı aktaralım.
Şubat 2026 Enflasyon Verileri Karşılaştırması
|
Kurum |
Aylık Enflasyon (%) |
Yıllık Enflasyon (%) |
|
TÜİK |
2,96 |
31,53 |
|
ENAG |
4,01 |
54,14 |
Eskiden TÜİK ile ENAG arasındaki enflasyon farkı 2.5 – 3 misli olurken, son zamanlarda bu fark azalmaya başladı. Belli ki TÜİK’in mızrağı çuvala sığmamaya başladı. Fark şimdi en azından iki katın altına indi.
Fakat esas olan konu şu. Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası ekibi, eğitim, kira, kuraklık, don gibi bahaneler üretiyorlar ama sürekli enflasyonla mücadele politikamız başarı ile devam ediyor diyorlar. Artık kim ne kadar inanacaksa, inanabilir. Merkez Bankası ve hükümete göre 2026 yılı sonu enflasyonu yüzde 16 olacak. Şimdiden iki ayda Ocak ve Şubat ayı toplamında yüzde 7.95 oldu bile… Daha iki ayda yıllık enflasyon hedefinin yarısına ulaştık. 16’nın tutması için geriye kalan 10 ayda toplam yüzde 7.5 civarında enflasyon olması lazım. Bu Ocak ve Şubat enflasyonları ortada savaş yokken gerçekleşen fiyat artışları. Şimdi savaş ve enerji maliyetlerindeki artışlar da yansıyacak.
Enflasyon neden düşmez?
Mehmet Şimşek’in ve Merkez Bankası ekibinin göreve geldiği andan itibaren söyledik:
“Enflasyona yönelik teşhisiniz ve çözüm öneriniz yanlış. Sadece para ve faiz politikası ile enflasyon önlenmez. Gerçekçi bir maliye politikası uygulayacaksınız. Vergi vermeyenden vergi alacaksınız, devletin kaynaklarını çarçur etmeyeceksiniz. Sadece para ve faiz politikaları ile enflasyon önlenmez dedik. Sizin uyguladığınız faiz politikası da yanlış. Sonuç alamazsınız. Dar gelirlinin her sene fiziken azalan talebine göz dikerek onların alım gücünü yok ederek, nüfusun üst gelir grubuna gelir transfer edip onların tüketimini artırarak enflasyonu önleyemezsiniz. Üst gelir grubuna faizle para transfer ediyorsun. Transfer ettiğin paranın bir kısmı ile tüketimi artırıyor, enflasyonist baskı yapıyor. Tüketime ayırmadığı para ise mevduata dönüşüp artan para arzı yoluyla enflasyonist etki yapıyor. Ayrıca başta tarım olmak üzere çıktı açığını azaltacak, arzı artıracaksınız. Ama kamu harcama politikalarının temel hedefi yandaşı zengin etmek üzerine kurulduğu için, bırakın tarımı teşvik etmeyi, bir taraftan çiftçiyi eziyor, diğer taraftan da tarım alanlarını, sulama alanlarını, meraları, inşaata ve madenciliğe kurban ediyorsunuz.”
Enflasyon düşüyor fiyatlar artıyor
Mehmet Şimşek, Haziran 2023’te göreve geldiğinde enflasyon yüzde 38.2 idi. Aradan geçen süre içinde bu enflasyonu bir aralar yüzde 70’lere kadar çıkardı, arkasında TÜİK olmasına rağmen yüzde 31.5’e düşürdü. Arada Türk milleti olarak devasa miktarda faiz ödedik. Bütçe açıklarına katlandık. Alım gücümüzden fedakârlık ettik. Şimdi enflasyon düşüyor diyorlar ama fiyatlar artmaya devam ediyor.
Doğrudur enflasyon düşer ama fiyatlar artmaya devam eder. Enflasyon fiyat artış hızı demektir.
Grafikte çok net görüyoruz. TÜİK, enflasyonu tüketici fiyat endeksine göre ölçüyor. 2025 yılı 100 olarak kabul edilen endekse göre 2020 yılında fiyatların seviyesi 505 imiş. (Buna isterseniz 505 lira diyelim.) Enflasyon 2023’te yüzde 65’e gelmiş. Sonra yüzde 44’e yüzde 31’e kadar düşmüş. Ama düşen fiyat değil, fiyatın artış hızı. Bu nedenle de altıncı yılın sonunda fiyat seviyesi 3793’e kadar çıkmış.
Şöyle diyebiliriz. Bir insan saatte 5 kilometre hızla yürüyor. Bizim gelirlerimiz de o kadar artıyor. Yanımızdan saatte 80 kilometre hızla bir otomobil geçiyor. O otomobilin içinde bizim tükettiğimiz mallar var. Sonra biraz frene basıyor, süratini 60 kilometreye, 30 kilometreye düşürüyor ama biz hala saatte 5 kilometre hızla yürüyoruz.
Ondan sonra da enflasyonu düşürmesi gereken, toplumun refahını artırması gereken siyasetçiler ve onların bürokratları bakın hızımızı düşürdük diye bizden övgü bekliyor. Eğer bir kesim gelirlerini enflasyon kadar artıramazsa, enflasyon onlar için giderek ağırlaşan hayat pahalılığıdır. Ve toplumun yüzde 80’inin hali budur. Diğer taraftan gelirler, enflasyondan daha fazla artıyorsa, onlar için hayat ucuzlar refah artar.
TÜİK en son açıkladı, Mehmet Şimşek gururla duyurdu ya… Kişi başına düşen milli gelirimiz 18 bin 40 dolarmış. Artık zengin ülkeler sınıfına girmişiz.