İZMİR VALİSİ SÜLEYMAN ELBAN’DANİZMİR İÇİN DENİZ SUYU ÇÖZÜMÜ

Denizden su arıtmanın maliyeti İZSU ile aynı

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle basın mensuplarıyla biraraya gelen Vali Süleyman Elbankentteki su sorunu konusunda deniz alternatifini önererek, “Denizden su alıp onu kullanmamız gerekiyor. Bugün denizden su arıtmayla İZSU’nun maliyeti hemen hemen aynı” dedi

İzmir Valisi Süleyman Elban, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Küresel ısınma, iklim değişikliğiile iklim kuşağımızın su kıtlığıyla karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Elban, “Bizim de çok yönlü olarak bununla mücadele etme, tedbir alma, eski tavır ve davranışları terk etmemiz gerekiyor. Bununla ilgili ilkesel karar alınması gerekiyor. Mesela son iki ayda yağan yağmurlar yeraltı kaynaklarımızı ve barajlarımızı besleyen havzalara düşmedi. Ben İzmir’e atandıktan kısa süre sonra arkadaşlarla çalışmalara başladım. Sürekli çalışıyoruz ve alternatif çalışmalara bakıyoruz. Bir konuya saplanmanın gereği yok. Çok fazla alternatif var. Ama bir şekilde hızlıca adım atmamız gerekiyor. Temeldeki şeylerin çözülmesi gerekiyor. En büyük şansımız deniz. Denizden su alıp onu kullanmamız gerekiyor. Bugün denizden su arıtmayla İZSU’nun maliyeti hemen hemen aynı. Bu yüzden avantajımız olan alternatiflerde çok hızlı eylem alınması gerekiyor.”

Sayılar uyuşmuyor

11.Yargı Paketi kapsamında başlayan tahliyelerin İzmir ayağına da değinen Elban, “Kesin sayı hemen belli olmuyor. Çünkü ilgili kişi içeride yatıyor diyelim ve içerideyken kesinleşen başka cezası oluyor. O yüzden henüz net sayı belli değil ancak birkaç hafta sonra net sayı belli olur. Yararlanan sayısı belli ama dışarı çıkan sayısı onunla uyuşmuyor” ifadelerini kullandı.

Kent genelindeki sorunlara da değinen Elban, şunları söyledi:“Şehirlerde iki tür sorunlar oluyor. Birincisi büyükşehirlere has sorunlar ki onlar burada var. Diğeri de İzmir’e has sorunlar. Biz bu sorunları ikiye ayırıyoruz. Birincisi Valiliğimiz doğrudan ilgilendiren konular. Bu konulardaki sorunları olabildiğince hızlı gidermeye çalışıyoruz. Bu konuda hızlı bir mesafe aldığımızı düşünüyorum. Mesela son iki yılda kentimizde 120 okul yaptık. Öğretmenlerimizin tamamını dijital okur yaptık. Sağlıkta iyi bir yerdeyiz. Çok daha iyi yere gelmemiz konusunda çalışmalarımız var. Bir de yerel yönetimlerin sorumluluğunda olan sorunlar var. Bu sorunlar da zaten biliniyor. Önemli olan bu sorunların bir an evvel giderilmesi.”

‘Endişe verecek kadar terör tehdidi yok’

Denizli Büyükşehir’den kadınlara dijital güç eğitimi
Denizli Büyükşehir’den kadınlara dijital güç eğitimi
İçeriği Görüntüle

Kentlerdeki terör örgütlenmesi konusuna da değinen Elban, şu ifadeleri kullandı:“Ülkemizin jeopolitik konumu çok önemli. Terör konusunda... O mecra da dijitale geçti ve biz de bunu kullanarak bu sorunla mücadele ediyoruz. Son olarak iki kişiyi aldık. Aldığımız kişilerin hepsi terörist olmuyor, kimisi sempatizan düzeyinde de olabiliyor. Ama biz takip ediyoruz ve dikkat ediyoruz. Tüm terör örgütleriyle yoğun bir mücadelemiz var. Kentimizde endişe verecek kadar büyük bir terör tehdidi yok. En ufak bir terör tehdidiyle karşı karşıya kalmayalım diye yoğun bir çalışmamız var. Bu çalışmalar bir sorun olmasın diye ön almaya yönelik çalışmalar.” HABER MERKEZİ

//////////////////////////////////////////////////////////////////

kutu

Basında dijitalleşme

Gazeteciliğin ‘sevgiyle bağlılık’ olmadan yapılamayacak bir meslek olduğunu belirten Elban, “Gazetecilik mesleğini uzun yıllardan beri yapıyorsunuz. Ancak geriye dönüp baktığımızda bu meslek çok keyifli bir meslek. Böyle bir aşk olmasa bu zorlu meslek ya yapılmaz ya da hakkıyla yapılmaz. Ancak bir mesleğe aşkınız olacak ki oradaki zorluklara ve güçlüklere katlanabileceksiniz. Sağlığınızdan, ailenizden her şeyinizden feragatte bulunacaksınız” dedi.

Dijital gelişmelerin habercilik konusunda olumsuz etki yarattığını ve kalifiye işin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Elban, şunları söyledi:“Dünyada, dijital dönüşümün, teknolojideki gelişmeler ve iletişimdeki değişim, birçok alışkanlığı ve tavrı etkiliyor. Ama en çok da fedakarlık mesleği dediğimiz basın dünyasını etkiliyor. Çünkü o haberlerin alınması, kaynağına inilmesi, meslek büyüklerinin süzgecinden geçirilmesi sürecinden şimdi artık hiçbir gazetecilik eğitimi, terbiyesi olmayan birçok insan, sosyal medya üzerinden hiçbir etik kurallara sahip olmadan haber paylaşımı yapıyorlar. Bunu yaparken ne haber etiğini ne de kişisel hakları göz önünde bulunduruyor.”