Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda 1125’inci kez bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, 19 Ekim 1995’te evinin önünden kaçırılan Fehmi Tosun’un başına ne geldiği soruldu.
Kayıplarının fotoğraflarını ve karanfiller taşıyan grup, Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen polis bariyerlerinin önünde basın açıklaması yaptı. Eylemde, tanıkların ve delillerin bulunduğu belirtilen Fehmi Tosun dosyasının yıllardır aydınlatılmadığı vurgulandı.
Fehmi Tosun’un akıbeti hâlâ bilinmiyor
Eylemde konuşan, gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, Fehmi Tosun’un 35 yaşında ve beş çocuk babası olduğunu hatırlattı. Eren’in aktardığına göre Tosun, 19 Ekim 1995 sabahı Avcılar’daki evinde arkadaşı Hüseyin Aydemir ile kahvaltı yaptı. Akşam saatlerinde silahlı, telsizli ve sivil giyimli üç kişi, beyaz bir Renault araçla Tosun’u evinin önüne getirdi.
Ailesinin ve mahalle sakinlerinin gözleri önünde yaşanan olay sırasında Tosun’un, “Beni öldürecekler!” diye bağırdığı belirtildi. Ailesi ona ulaşmaya çalışırken zorla araca bindirilen Tosun götürüldü.
Eren, Tosun’un eşi Hanım Tosun’un hemen karakola giderek olayı bildirdiğini ve aracın plakasını polise verdiğini söyledi. İddiaya göre polisler, yaptıkları görüşmelerin ardından müdahale edemeyeceklerini belirtti. Ailenin ve İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) başvurularına rağmen Tosun’un gözaltına alındığı kabul edilmedi. Tosun’dan ve arkadaşı Hüseyin Aydemir’den bir daha haber alınamadı.
AİHM kararı hatırlatıldı
İkbal Eren, 2003’te sonuçlanan süreçte Türkiye hükümetinin soruşturmanın yetersiz kaldığını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2’nci maddesinin ihlal edildiğini kabul ettiğini söyledi. Ancak bu kabulün sorumluların yargılanmasıyla sonuçlanmadığını ifade etti.
Dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle verilen takipsizlik kararıyla kapatıldığını belirten Eren, ailenin itirazlarının reddedildiğini ve Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvurunun da sonuçsuz kaldığını aktardı.
Aradan 31 yıl geçmesine rağmen Tosun’un akıbetinin ve sorumluların ortaya çıkarılmadığını söyleyen Eren, devletin yalnızca ihlali kabul etmek ve tazminat ödemekle yetinemeyeceğini vurguladı. Eren, etkili soruşturma yürütülmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirterek hükümete Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereklerini yerine getirme çağrısı yaptı.
Hanım Tosun: “Arşivlerinizi açmak zorundasınız”
Eylemde söz alan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun, yıllardır adalet talebiyle meydanlarda olduklarını söyledi. Galatasaray Meydanı’na kurulan bariyerleri eleştiren Tosun, amaçlarının yalnızca kayıplarının akıbetini öğrenmek ve gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Devlete seslenen Hanım Tosun, “Biz kayıplarımızı istiyoruz. Onlara ne oldu, nereye gömdünüz?” diye konuştu.
Devlet arşivlerinde ve Meclis’te kayıplara ilişkin dosyalar bulunduğunu belirten Tosun, gerçekler açıklanmadan barış ve adaletten söz edilemeyeceğini söyledi. Tosun, “Bir an önce bir mezar taşı bize göstermek zorundasınız. Arşivlerinizi açmak zorundasınız” ifadelerini kullandı.
Kayıplardan sorumlu olanların yargılanmasını isteyen Hanım Tosun, failler yargı önüne çıkarılana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.
Eylem, Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.




