Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 100’üncüsü Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlendi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından başlayan mitingler sürüyor.
CHP’nin 100’üncü buluşması, Muharrem Erkek’in konuşmasıyla başladı. İmamoğlu’nun Silivri’den Çanakkale’ye gönderdiği mektup ise CHP Çanakkale İl Başkanı Levent Gürbüz tarafından kamuoyuna okundu.
İMAMOĞLU: ÇANAKKALE BİR DİRENİŞİN SİMGESİ
İmamoğlu’nun mesajında şu ifadeler yer aldı:
“Büyük destanların aziz şehri Çanakkale! Merhaba! Benim güzel vatandaşlarım; değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar... Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum, sizleri hasretle kucaklıyorum. Çanakkale, millet olma bilincini bize en güçlü şekilde hissettiren eşsiz bir coğrafyadır. Bu topraklarda huzur içinde yatan şehitlerimiz, vatan uğruna canlarını feda ederken bir an bile tereddüt etmediler. Onların tek arzusu vatanın birliğini ve bölünmez bütünlüğünü korumaktı; hep birlikte özgür ve onurlu bir yaşam sürmekti. Bu yüzden yalnızca bu toprakların değil, tüm insanlığın onurunu savundular. Çanakkale, barışın kıymetini öğreten bir direniştir; mazlum milletlerin bağımsızlık umudunun simgesidir. Çanakkale hepimize tarihi öğreten, tarihin kıymetini bildiren şehirdir. Bu şehre canla başla hizmet eden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını hayata geçirmek için durmadan çalışan Muharrem Erkek başkanıma çok teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü ve kararlı iradesini temsil eden İl başkanımız Levent Gürbüz nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.”
“HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALDI”
“Hep birlikte, şeref ve cesaret dolu bir yılı geride bıraktık. 19 Mart 2025 günü siyasi hayatımı bitirdiklerini, seçimi garantilediklerini düşünenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Milletimiz kumpas siyasetine, milli iradeyi yok sayma teşebbüsüne geçit vermedi. On milyonlar, şehir şehir, meydan meydan büyüyen bir dirençle haksızlığa, adaletsizliğe itiraz ediyor. Sizler, iradenize sahip çıkıyor, her şart altında demokrasiden, cumhuriyetten yana tavır alıyorsunuz. Sizinle gurur duyuyorum. Millet yoksulluğa, adaletsizliğe, güvencesizliğe karşı iktidarı sandığa davet ediyor ama onlar köşe bucak kaçıyorlar. Koltuklarını korumak için, işi gücü bırakmış, organize işlerle seçim kazanma derdine düşmüş haldeler. Önce, bir siyasinin, Adalet Bakan Yardımcısının, İstanbul’a başsavcı olarak atanmasını organize ettiler. O başsavcı siyasi maksatlı soruşturmalar organize etmekle kalmadı, benim diplomam konusunda üniversiteye baskı yaptı. Üniversite’de bir kurul organize ettiler, o yetkisiz kurul diplomamın iptaline karar verdi.”
“ADALET BAKANI MIDIR, ORGANİZE İŞLER BAKANI MI?”
“Bunların organize işleri saymakla bitmez. Aleyhimde açılan davalara hep aynı bilirkişinin atanmasını organize ettiler. Mahkemeleri organize ettiler, yargılandığım bütün davalarda istedikleri gibi davranmayan hakimleri sürgüne gönderdiler. Davaya başlayan hakimlerle bitiren hakimler hep farklı oldu. Gizli tanıkları organize ettiler. Tanıklıktan çekilen olunca, onun gerçek dışı ifadesini alıp başka bir gizli tanık söylemiş gibi yaptılar. Bir davanın hangi mahkemeye düşeceği önceden bilinmez ama bizim davamızın hangi mahkemede görüleceğini en baştan beri biliniyordu. Çünkü öyle organize etmişlerdi. Bununla da yetinmediler, kendi belirledikleri mahkemeyi de yeniden organize ettiler, ikinci bir heyet atadılar. Organize işlerini daha iyi organize edebilmek için bize dava açan başsavcıyı bakan olarak atadılar. Bu atanmış şahıs, Adalet Bakanı mıdır, Organize İşler Bakanı mıdır, onun cevabını milletimiz gayet iyi biliyor.”
“TAPULARININ HESABINI VEREMEYENLER”
“Tapularının hesabını veremeyenler ve onları bir aparat olarak kullananlar iyi bilsinler ki milletin iradesi kimsenin tapulu malı değildir. Beni ve arkadaşlarımı kumpas davalarıyla hapsederek, sadece kendi siyasi sonunuzu hızlandırıyorsunuz. En çok da milletin refahına, huzuruna, ülkenin ekonomik ve siyasi gücüne zarar veriyorsunuz. Demokratik, erdemli bir iktidar öncelikle, herkesin adil biçimde yargılanmasını sağlamakla yükümlüdür. Çünkü mahkemelerde adalet yoksa hayatın hiçbir alanında adalet olmaz. Türkiye bugün maalesef bu durumdadır. Siyasi rakibini saf dışı etmek için bu kadar kumpasa, bu kadar organize işe tevessül eden iktidar ülkedeki tüm adaletsizliklerin müsebbibidir. Kaybettikleri meşruiyeti onlara ne Trump verebilir ne başka bir dış güç. Meşruiyeti ancak millet verir. İktidar için başka yol yoktur. Ya bütün bu yaptıklarına milletten onay alacaklar ya da millet kime verirse, yetkiyi ona devredecekler. Bunun arası, ortası yoktur. Bunun gecikmeye tahammülü yoktur.”
“ÖZGÜR VE ADİL BİR SEÇİMLE ÇÖZEBİLİR”
“Türkiye acil ve büyük sorunlarını, ancak özgür ve adil bir seçimle çözebilir. O sandık gelecek. Adaletiyle, bereketiyle gelecek. Bu topraklarda adalet içinde, özgür ve eşit yaşayacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi, bu topraklar uğruna hep beraber can vermişliğimizi unutmadan yaşayacağız. Çanakkale’deki birlik ruhuna, Kurtuluş Savaşı’ndaki bağımsızlık tutkusuna, Cumhuriyet’in yüksek ideallerine sahip çıkarak yaşayacağız. Çanakkale kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yönde ilerleyerek yaşayacağız. Türkiye’yi birlik ve beraberliğin, kardeşliğin ve barışın, adaletin ve hürriyetin merkezi yapana kadar durmadan çalışacağız. Bu mücadele zafere ulaşmadan son bulmayacak. Her şey çok güzel olacak.”
ÖZEL: BU MEYDAN MİLLETİN MEYDANI
Mektubun ardından miting, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasıyla devam etti.
Özel konuşmasında şunları söyledi:
“Omuz omuza yollardayız, ayaktayız. 100'üncü defa yine bir aradayız. 10 gün önce Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yılını hep birlikte kutladık. Çanakkale, bu milletin tarihine vurulmuş istiklalin mührüdür. Çanakkale, bir milletin ortak geleceğini savunmaktır. CHP, darbeye karşı sandığı savunurken, arkadaşlarını savunurken, bu ülkenin geleceğini, yarınlarını savunmaktadır. Bu meydanlar bir tek partiyle değil, milyonların birlikteliğiyle doğar. Bu meydan Türkiye ittifakıdır. Gücünü Ay Yıldız al bayraktan alan Türkiye ittifakıdır bu meydan.”
“Bu direniş kendisini savunan değil, ülkenin iyi yönetilmesini, kötü yönetenin gitmesini, demokrasiyi savunan meydandır. Hangi görüşten olursa olsun, bu meydanları yağmurda dolduran bütün demokratlara helal olsun. İnanın bu birlikteliğe inananlar, haklı olanlar, korkmayanlar, en sonunda millet kazanır. Bu meydan diyor ki biz milletiz, seçtiğimizin arkasında dimdik dururuz, kimseye de teslim etmeyiz. O yüzden bu meydan 100'üncü kez başkanına, Ekrem İmamoğlu'na sahip çıkıyor.”
“BAKAN EVLATLARININ DEVRİ BİTECEK”
“Bu meydanı, Çanakkale'yi görmek, Çanakkale'yi duymak lazım. Bu ülkenin hiçbir evladı yalnız değildir. Bizi ayakta tutacak olan şey birlik ve bu dayanışma duygusudur. Milletimizin en ağır günlerinde, kendi özünü herkese gösterme özelliği vardır. Bir devir kapanıyor, bir devir açılıyor. Artık bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Vatan evlatları işin ne olduğunu artık anlamıştır.”
Özel, konuşmasında ekonomi ve hukuk başlıklarında da eleştiriler yöneltti. Bir ülkede hukukun üstünlüğü yoksa ekonomik güvenin de olmayacağını ifade etti.
DIŞ POLİTİKA VE EKONOMİ MESAJLARI
Özel ayrıca dış politika konusunda da çağrılarda bulundu. Filistin meselesine değinerek hükümete eleştiriler yöneltti ve İran’a yönelik gelişmelere sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.
Ekonomiye ilişkin olarak ise KDV’nin savaş süresince yüzde 1’e indirilmesi ve çiftçilerin kredi faizlerinin silinmesi gerektiğini dile getirdi.
GÖZALTI GÖRÜNTÜLERİNE TEPKİ
Özel, Özkan Yalım’ın gözaltına alındığı anlara ait görüntülerin basına yansımasına da tepki gösterdi. Bu görüntülerin devlet kayıtlarından sızdırıldığını savunan Özel, durumu sert sözlerle eleştirdi.
CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin farklı şehirlerde devam edeceği belirtildi. 101. miting Kuşadası'nda.