".. Gözden düşen bir medya aparatı: Geçmişten bugüne ROK’un hikayesi

Kara para aklama ve yasa dışı bahis soruşturmasında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, zikzaklı ancak hep iktidar mahfillerinde geçen kariyeriyle uzun yıllardır televizyon ekranlarında boy gösteren bir figür oldu. Sürekli devlet içinde sırtını yaslayacak bir güç odağı buldu ve kendini "bilirkişi" olarak pazarladı. Taraf gazetesi yazarlığı ve FETÖ ile uzun süren flörtünden sonra dümeni tam anlamıyla AKP limanına kıran ROK'un kariyerinin son durağı şimdilik cezaevi oldu. Karşımızda gözden düşen bir medya aparatının hazin hikayesi duruyor.

Adana merkezli yasa dışı bahis, kara para aklama, nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınarak tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, yıllardır yalnızca televizyon yorumculuğu ve köşe yazılarıyla değil; Fethullah Gülen’e yönelik övgü dolu açıklamaları, ayrımcı söylemleri, hakkında açılan davalar, “CHP’ye kayyum” paylaşımı nedeniyle gözaltına alınması ve eski eşi Nagehan Alçı’nın gündeme taşıdığı şiddet iddialarıyla da kamuoyunun en tartışmalı medya figürlerinden biri oldu.

İzmir'de doğan, babası mühendis, annesi öğretmen olan Kütahyalı, 60. Yıl Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi fakat 2. sınıfta ayrıldı ve okulu tamamlayamadı.

Kütahyalı’nın kamuoyunda geniş kitlelere ekranlarda göründüğü ilk görüntü, Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün programından. 32. Gün’ün Orhan Pamuk’un konuk olduğu 2002 tarihli ve Bilgi Üniversitesi kampüsünde çekilen bölümünde Kütahyalı, nam-ı diğer ROK, Mehmet Ali Birand’ın “Kopenhag kriterlerinin ne olduğunu biliyor musunuz?” sorusuna yanıt veriyor ve “Tamamen onaylıyorum” diyordu.

TARAF, TAKVİM VE SABAH

Kütahyalı, gazeteciliğe geçmeden önce Sinan Çetin’in firması Plato Film’de metin yazarlığı ve kast direktörlüğü yaptı.

ROK, köşe yazarlığına ise 17 Mayıs 2008 tarihinde Taraf gazetesinde başladı. O yıllarda Taraf’ın yayın yönetmenliğini Ahmet Altan üstleniyor, gazete ise Mehmet Baransu, Yıldıray Oğur gibi figürler ve operasyonel haberciliğiyle medya alanında iktidarın dümenine su taşıyordu.

Bir süre sonra Taraf’tan ayrılan Kütahyalı, 2011’de Takvim’e, oradan ise 2013 yılında Sabah gazetesine geçti ve köşe yazarlığını 2017’ye kadar burada sürdürdü.

Köşe yazarlığının yanı sıra televizyon programcılığı ve yorumculuğuyla da medyada yer kaplayan Kütahyalı, Aralık 2008’den itibaren Kanal T’de ana haberleri yorumladı. Aynı kanalda Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür ile birlikte Politik Performans programını sundu. Nisan 2009’da Kanal T’den ayrıldı ve yayın danışmanı olarak CNN Türk’e geçti. Bir süre Reha Muhtar ile Çok Farklı programının danışmanlığını yürüttü. Aralık 2009’dan itibaren Ters Cephe programında yorumculuk yapmaya başladı. 2011 yılında Star TV’de Berna Laçin ile Yerden Göğe adlı programı sundu. Kanaltürk’te yayınlanan Ters Cephe’de 2009-2011 yılları arasında yorumculuk yaptı.

ERDOĞAN'IN "LİDERLİĞİ" VE GÜLEN'İN "MANEVİ ÖNDERLİĞİNE" ÖVGÜ

2012 yılında Beyaz TV’de çıktığı bir televizyon programında Kütahyalı; Erdoğan, Fethullah Gülen ve Ergenekon savcısı olarak bilinen Zekeriya Öz hakkında şunları söylüyordu:

“Ben Fethullah Gülen’in Türkiye’nin geleceğine çok yararlı bir insan olduğunu düşünüyorum. Ben Fethullah Gülen’i seven bir insanım. Fethullah Gülen’in küresel bir ufku olduğunu düşünüyorum. Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliğiyle Fethullah Gülen’in manevi önderliği arasında son derece paralel bir dünya görüyorum. İkisi de imparatorluk ufkuna sahip 2 büyük adamdır.

Bu memleketin efsane savcısı, bir simge adam olarak benim de çok önem verdiğim ve değer verdiğim Zekeriya Öz, yeni aktif göreve atandı. Ben Zekeriya Öz’ün görevinden alınmasına karşıydım. Zekeriya Öz gibi simge bir isim bile kızağa çekildi.”

FETHULLAH GÜLEN’E AÇIK MEKTUP VE DAVA

Kütahyalı’nın Taraf gazetesi ile başlayan köşe yazarlığı, iktidar kanadındaki politik dengelerin üzerine kurulmuştu. 2013 yılında, Gezi’den bir süre sonra, daha sonra "FETÖ" olarak isimlendirilen hareket ile Erdoğan ve iktidar arasındaki gerilimin arttığı dönemde, Sabah gazetesinde köşe yazarlığı yapan ROK, Fethullah Gülen’e bir açık mektup yazıyor ve şunları söylüyordu:

“2007-12 arası bu millet bu vesayetçi düzene karşı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliğinde ayaklandı ve bu düzeni yıktı.

Şüphesiz bu haklı isyanda Hizmet erlerinin çok büyük payı var. Sizin manevi önderliğinizin önemi çok büyük. Hatta eski rejim yandaşları darbe davalarındaki gelişmelerden sizi sorumlu tuttu. Bana da o dönem verdiğim mücadele sebebiyle ‘Fethullahçı’ dediler.

Hizmet Hareketi ile organik bir bağım yoktu ama bu sözden hiçbir zaman rahatsız olmadım. Hizmet Hareketi’ne bağlı olduklarını bugün artık kendileri de açıkça söyleyen polisler ve savcılar kelle koltukta mücadele ettiler. Hataları olsa da özünde çok haklı bir mücadeleydi bu.”

Türkiye-Ermenistan’dan Ani Köprüsü anlaşması
Türkiye-Ermenistan’dan Ani Köprüsü anlaşması
İçeriği Görüntüle

AKP İLE CEMAATİ BARIŞTIRMAYA ÇALIŞTI

Rasim Ozan Kütahyalı bu yazısında Fethullah Gülen’e, iktidar ile arasındaki tartışmaları bitirecek bir çağrı yapmasını istiyor ve “Muhterem hocam” diyerek sesleniyordu.

Kütahyalı’nın bu mektubu daha sonraki yıllarda yargı konusu da oldu. Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, 29 Kasım 2019’da sosyal medyada Kütahyalı’nın açık mektubuna atıfla onu “FETÖ’cü” olarak nitelendirdi. Kütahyalı ve o dönemki eşi Nagehan Alçı’nın şikâyetiyle Eminağaoğlu hakkında dava açıldı.

Alçı şikâyetinden vazgeçti ve mahkeme Eminağaoğlu’na bin 740 Türk Lirası adli para cezası verdi. Eminağaoğlu kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. AYM ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti ve yeniden yargılamanın sonunda Eminağaoğlu Şubat 2026’da beraat etti.

AYRIMCI İFADELERİYLE GÜNDEME GELDİ

Rasim Ozan Kütahyalı'nın futbol yorumculuğu, futbola dair kimi şeylerin yanısıra futbol dışında birçok konunun da yüksek sesle konuşulduğu programlardan biri oldu. Kütahyalı'nın 19 Kasım 2017’de Beyaz Futbol programında Boşnaklara yönelik kullandığı sözler Türkiye'de başta Boşnak kökenli yurttaşlar olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin tepkisini çekti. Beyaz TV, 20 Kasım 2017'de Kütahyalı ile yollarını ayırdı.

Pogram moderatörü Ertem Şener canlı yayında tüm Boşnaklardan özür diledi ve RTÜK kanala program durdurma ile para cezası verdi. Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ile MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı açıklamalarla tepki gösterdi, kanalın binası önünde toplanan yaklaşık 100 kişilik bir grup Kütahyalı’yı protesto etti ve 13 Balkan göçmen derneği ortak bir açıklama yayımladı.

Kütahyalı bu olayda "Halkın bir kesimini sosyal sınıf din mezhep cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan yargılandı, hakkındaki zorla getirme kararına rağmen duruşmaya katılmayan Rasim Ozan Kütahyalı hakkında o dönem yakalama kararı çıkarıldı.

Kütahyalı aradan 20 aydan uzun bir süre geçtikten sonra yeniden ekranlara döndü. 13 Eylül 2020'de ikinci kez Beyaz Futbol'a döndüğünde tekrar Boşnakların tepkisini çekti. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Kütahyalı'nın yeniden programlara çıkması hakkında "Mahkemece suçlu bulunan bu şeref yoksunu Rasim Ozan Kütahyalı'yı tekrar programa çıkararak hata yapan Beyaz TV'nin bu yanlıştan acilen dönmesini diliyorum." dedi

HAKARETLERİ NEDENİYLE MAHKÛM OLDU

Rasim Ozan Kütahyalı, muhalif siyasetçilerle ilgili iddiaları ve sözleri nedeniyle de sık sık dava konusu oldu.

Bunlardan birisi Ekrem İmamoğlu'nun Kütahyalı'ya açtığı dava oldu. İmamoğlu tarafının sunduğu dava dilekçesinde Kütahyalı'nın 26 Mart 2024’te Lider TV’de yayımlanan “Barometre” programında İmamoğlu hakkında “Her türlü şerefsizliği yapıyorsun”, “Adam satın alma, adam kayırma, ona buna paralar dağıtma” ve “CHP’li delegelere rüşvet dağıttığını raporunu okudum” şeklindeki ifadeleri kullandığı belirtildi. Kütahyalı "ifade özgürlüğü" savunması yaptı. Yerel mahkemenin verdiği kararı Kütahyalı istinafa taşısa da karar bozulmadı ve 30 bin TL’lik manevi tazminat kararını hukuka uygun bulunarak başvuru reddedildi.

RTÜK üyesi İlhan Taşcı’yı “faşist” olarak niteleyen sözleri nedeniyle de Kütahyalı 10 bin Türk Lirası tazminat ödemeye mahkûm edildi, Taşcı bu tazminatı kumpas davası mağdurları derneği ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlayacağını açıkladı.

Kütahyalı, Kasım 2025’te İBB soruşturması kapsamında tutuklanan İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun hakkında Lider Haber TV’de kullandığı ifadelerle de tepki çekmişti. Ongun’un “itirafçı olabileceğini” öne süren Kütahyalı, cezaevinde ölü bulunan Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’i örnek göstermiş; sözleri sosyal medyada ve bazı köşe yazılarında eleştirilmişti.

Rasim Ozan Kütahyalı, 2025 yılında “CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptal edileceği ve partiye geçici kayyum atanacağı” iddiasına ilişkin “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla başlatılan soruşturma kapsamında Bolu’da gözaltına alınmıştı. SEGBİS aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren Kütahyalı, paylaşımı “gazetecilik mesleğinin oluşturduğu şehvet ve heyecanla” yaptığını söylemiş, “istemeden de olsa kamuoyunda bahse konu algının oluşmasına sebebiyet verdiği için” üzgün ve pişman olduğunu belirtmişti.

Kütahyalı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

"TV'DE BİR EMEKLİ ASKER DAHA GÖRÜRSEM KUSACAĞIM"

ROK'un ağzının bozukluğu yeni bir hadise değildi. 2007 yılında, 28 Nisan'da dönemin gözde gençlik hareketi Genç Siviller'le birlikte çıktığı İstanbul'daki darbe karşıtı eylemde elinde tuttuğu döviz ve bu dövizde yazan "TV'de bir emekli asker daha görürsem kusacağım" sözlerle de gündeme gelmişti.

Rasim Ozan bu görüntülerin sosyal medyada çokça dolaşmasının ardından yazdığı yazıda ise kendini "2007 senesinde ROK, 25-26 yaşında genç bir devrimciydi" diyerek tanımlamış ve "2025 koşullarında, 18 sene sonra mevcut rejimi tahlil etmek ve muhalefete çözüm yolu önermek de 43-44 yaşındaki ROK’un mesuliyetidir” demişti..

ESKİ EŞİ NAGEHAN ALÇI'NIN ŞİDDET AÇIKLAMALARI

Kütahyalı, 2023 yılında özel hayatına ilişkin sosyal medyada dolaşıma sokulan görüntü ve iddialarla da gündeme gelmişti. Muhammed Yakut’un paylaşımlarıyla yayılan iddialarda, Kütahyalı’nın Ankara’da "Okşan" isimli bir kişiyle birlikte olduğuna ilişkin öne sürülen görüntüler tartışma yaratmıştı. Söz konusu içerikler kısa sürede sosyal medyada yayılırken, Kütahyalı iddiaları reddetmiş ve görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını savunmuştu. Kütahyalı ile Nagehan Alçı, aynı yıl evliliklerini sonlandırmıştı.

Kütahyalı, bu olaydan kısa bir süre sonra boşandığı yandaş gazeteci Nagehan Alçı’nın 2024’te kamuoyuna açıkladığı şiddet iddialarıyla da gündeme gelmişti. Nagehan Alçı, 2010-2023 yılları arasında evli kaldığı Kütahyalı ile evliliği boyunca “tahayyül edilemeyecek boyutlarda” psikolojik, fiziksel ve ekonomik şiddete maruz kaldığını belirtmişti.

Alçı, “Hayatımın en büyük pişmanlığı” sözleriyle başladığı açıklamasında, yaşadıklarını uzun süre çocuklarını korumak için anlatmadığını, “şiddet ve korkunç boyutlardaki manipülasyonun” üzerini örttüğünü ifade etmişti. Ekim 2023’te boşandığını hatırlatan Alçı, boşanma sürecinde de tehdit edildiğini ve kendisine dayatılan şartları kabul etmek zorunda kaldığını öne sürmüş; boşandıktan sonra da hakaret, iftira ve tehditlerin sürdüğünü belirterek hukuki süreç başlatacağını duyurmuştu. Alçı, açıklamasında kadınlara “lütfen susmayın” çağrısı yapmış, “Sustukça şiddet devam ediyor. Boşansanız da ediyor” demişti.

KÜFÜRLÜ MESAJLAR DOSYADA

Rasim Ozan Kütahyalı'nın Nagehan Alçı'ya atmış olduğu ve dava dilekçesine konulan küfürlü mesajlar ise ortaya çıkmıştı. Mesajlarda "düşük seviyeli başarısız zavallı", "şımarık, küstah", "sahte ve sinsi insan", "yeteneksiz", "aptal", "cahil" hizmetçi, İbrahim Tatlıses' in kadını mısın", "köpek oldun", "köpek gibi hizmetçilik ediyorsun", "tiksiniyorum senin alaturka rezil kimliğinden", "öldün sen öldüüünnnn", "seninle ROK'un karısı diye fantezi yapıyolar, buradan iş çıkar mı diye düşünüyorlar" gibi ifadeler yer alıyordu.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın geçtiğimiz günlerde yasadışı bahis ve kara para aklama soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının ardından kamuoyuna yansıyan haberlerde ise 2025 yılının Kasım ve Aralık aylarında Nagehan Alçı'ya ödemesi gereken nafakayı ödemediği ve bu nedenle 3 aylık "tazyik hapsi" cezasına çarptırıldığı belirtilmişti.

"BANK ASYA YALISI"

Kütahyalı ve eski eşi Nagehan Alçı, evli oldukları dönemde aldıkları gayrimenkul ve Bank Asya kredisi iddialarıyla da gündeme gelmişti. Kamuoyunda zaman zaman “Bank Asya yalısı” olarak anılan mülkün, 17-25 Aralık süreci öncesinde Bank Asya’dan kullanılan krediyle alındığı öne sürülmüştü. Alçı ise daha önce yaptığı açıklamalarda söz konusu yerin “yalı” değil, yokuşta bir ev olduğunu; kredinin de dönemin piyasa koşullarında, yasal yollarla kullanıldığını savunmuştu. Boğaz manzaralı olduğu belirtilen mülkün, 2024’te 5 milyon dolar bedelle satışa çıkarıldığı kamuoyuna yansımıştı.

Çiftin 2023’te boşanmasının ardından mal paylaşımı, nafaka ve tazminat süreçleri de gündem olmuştu.

KARA PARA VE YASA DIŞI BAHİS SORUŞTURMASINDA TUTUKLANDI

Rasim Ozan Kütahyalı, Adana merkezli 21 ilde yürütülen “yasa dışı bahis”, “nitelikli dolandırıcılık”, “rüşvet” ve “kara para aklama” soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra 18 Mayıs'ta (bugün) tutuklandı. Soruşturmada suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun da tutuklanan isimler arasında yer aldı.

"PARANIN KİMDEN GELDİĞİNE BAKMADIM"

Savcılık ifadesinde suçlamaları reddeden Kütahyalı, örgüt üyesi olmadığını savunarak hesabına gelen milyonlarca liranın kredi kartı borçlarını çevirmek için yaptığı işlemlerden kaynaklandığını öne sürdü. Kütahyalı, 2017-2020 yılları arasında işsiz kaldığını, kredi kartı borçlarının büyümesi üzerine Perpa’daki bazı esnaflar aracılığıyla karttan para çektirme yöntemine yöneldiğini anlattı. Hesabına gelen yüksek meblağların bu işlemler nedeniyle oluştuğunu iddia eden Kütahyalı, “Paranın kimden geldiğine bakmadım” dedi.

İfadesinde yasa dışı bahisle ilgisinin olmadığını söyleyen Kütahyalı, “Hayatımda kesinlikle resmi dahil bahis oynamadım. Kripto para cüzdanım yoktur. Elektronik para kuruluşlarıyla ilgili hesabım yok” ifadelerini kullandı. Ayrıca 6 aracı ve 3 evi bulunduğunu belirten Kütahyalı, hakkında çıkan haberlerin ailesini etkilediğini savunarak hamile eşinin ve çocuklarının yaşadığı süreç nedeniyle “mahvolduğunu” söyledi.

APARATLIK KURTARMADI

ROK'un hikayesi, AKP'li yıllarda küfür ve hakaretle kendine medyada yer edinen, iktidarın etrafında dolanarak sosyal rant üreten ve tartışmalı faaliyetler üzerinden zenginleşen bir vasatlığın hikâyesi. ROK'un kariyerinin yeni durağı cezaevi oldu.

Hikayenin nereye doğru evrileceği bilinmez ama ROK'un gelecekte nasıl hatırlanacağı az çok ortada. Aparatlık para getirse de saygınlık kazandırmıyor..."

Kaynak: BirGün