Ege Saati Gazetesinden Turgay Kılıç’ın haberine göre; İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz ve Baro yönetiminden yaklaşık 50 avukat, Ankara Asliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin CHP’nin 38. Olağan Kurultay’ını ‘mutlak butlan’ kararıyla iptal etmesine karşın CHP İzmir İl Başkanlığına yürüdü, kararı protesto etti. Sloganlar eşliğinde parti binasına ulaşan avukatların adına açıklama yapan Avukat Sefa Yılmaz, hukuksuzluğun uzun zamandır devam ettiğine işaret ederek “Aslında bu hukuksuzluk bugün başlamadı. Bu hukuksuzluklar uzun zamandır devam ediyor. Hak ihlalleri, hukukun ne yazık ki hiçbir kuralının tanınmaması ve sonuç itibarıyla da geldiğimiz noktada Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili verilen mutlak butlan kararı” dedi.
“Mutlak yokluk kararıdır”
Avukat ve Baro Başkanı Yılmaz, mutlak butlan kararının bir ‘yokluk’ kararı olduğuna dikkati çekerek “Mutlak butlan kararı nedir? Mutlak yokluk kararıdır. Aslında bu karar kendi içinde yok sayılması gereken; ama aslında hukuken olmaması gereken bir karardır. Ülkemiz çok ciddi bir demokrasi sınavından geçiyor. Aslında bu sınavın temelleri 2010 ve 2017 anayasa değişiklikleriyle atıldı. Özellikle 2017 değişikliği, parlamenter sistemden tek adam sistemine geçtiğimiz bir yolun taşlarını artık ördü. Ve biz tek adam rejiminin ne anlama geldiğini 2017'den beri, 9 yıldır çok net yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Yarın başka partilere, sendikalalara, derneklere…”
Sefa Yılmaz, yargının araçsallaştırılmasına dikkati çekerek, bugün CHP’nin başına gelenlerinin yarın başka dernek, sendika, baro ve diğer siyasi partilerin de başına gelebileceğinin altını çizdi. Yılmaz, ayrıca belediyelere kayyım atandığı dönemlerden bahsederek “Bizim aslında, daha belediyeler üzerinde bu kayyum işlemleri, atamaları yapılırken bu sokaklarda olmamız gerekiyordu. Ama bu da bir fırsattır. Ben bu ülkenin demokrat, yurtsever, devrimci insanlarına bir kez daha sesleniyorum: Bu olanlara kayıtsız kalmayın, boyun bükmeyin. Bu emirlere, talimatlara uymayın.
Özellikle o kamu görevlilerine, bu kararı veren hakimlere ya da bu kararla ilgili farklı düşünen hakimlere ya da savcılara, yargı mensuplarına sesleniyorum: Hukukun üstünlüğünden, adaletten ayrılmayın. İnsan haklarından yana tavır alın. Demokrasiden yana tavır alın. Yoksa bu işlerin hesabı, bugün yerle yeksan ettiğiniz bu hukuk sistemi tarafından sizlerden mutlaka ve mutlaka sorulacaktır” şeklinde tepki gösterdi.

“Cumhuriyet’in geleceğiyle ilgili bir sorundur”
Yaşanan sürecin siyasi parti veya kişiyle değil; bir rejimle sorunuyla ilgili olduğuna vurgu yapan Baro Başkanı Yılmaz, “Bu bir rejim sorunudur! Bu Cumhuriyet'in geleceğiyle ilgili bir sorundur. Bu bizim çocuklarımızın geleceğiyle ilgili bir sorundur. O yüzden, yaşam ne kadar kutsalsa bu ülkenin demokrat insanları bu yaşamı adil, güvenli ve adaletli kılmak zorundadır. Bizler o yüzden sokaklarda olmalıyız. O yüzden bugün burada olmalıyız. O yüzden yarın Ankara'da olmalıyız” dedi.
“Sorun sadece CHP sorunu değildir”
CHP İzmir İl Başkanvekili Avukat Murat Aydın ise Baro avukatlarının ziyaretlerine ilişkin konuştu. Aydın, “Burada destek verilen şey Cumhuriyet Halk Partisi değil. Çünkü bu sorun sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin sorunu değil. Burada destek verilen şey anayasal, demokratik sistem, rejim, herkesin hak ve özgürlükleri, herkesin yaşamı. O yüzden bu sorunu sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin sorunu ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin içerisinde bir yönetim sorunu gibi gören yaklaşım, bu sorunu hafife almış olur” dedi.





