Gezi Parkı eylemleri nedeniyle yargılanan menajer Ayşe Barım hakkında davada kritik aşamaya gelindi. Tutukluluğunun 248. gününde tahliye edilen Barım için savcılık, esas hakkındaki mütalaasını sunarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebinde bulundu.
Soruşturma aşamasında Barım hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlamasıyla ceza istenirken, duruşma savcısının mütalaasında suçlamanın kapsamı genişletildi. Savcı, Barım’ın eylemlerinin “yardım” sınırını aştığını belirterek doğrudan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan cezalandırılmasını istedi.
Ceza talebi “Yardım”dan “Teşebbüs”e yükseltildi
Savcılık mütalaasında, Gezi Parkı eylemlerinin 12 yıl önce planlı, sistemli ve organize şekilde yürütüldüğü öne sürüldü. Ayşe Barım’ın, kamuoyunda sempati uyandıran ve kitleleri etkileme gücü yüksek sanatçı ve oyuncular üzerinden eylemleri yönlendirdiği iddia edildi.
Mütalaada; Barım’ın sanatçılar adına sosyal medyada ve sahada irade gösterdiği, planlama ve organizasyon faaliyetlerinde aktif rol aldığı ve süreci yöneterek hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna iştirak ettiği savunuldu.
“İrtibatlar tesadüfi olarak değerlendirilemez”
Dosyada yer alan iletişim kayıtlarına ilişkin değerlendirmede bulunan savcılık, Barım’ın Gezi Parkı eylemlerinin ana aktörleriyle olaylar öncesine ait bir iletişim kaydının bulunmadığını belirtti. Buna karşın, eylemlerin hazırlık ve başlangıç sürecinde kurulan sık ve sistemli irtibatın tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
Kavala dosyası ve yargıtay kararı dayanak gösterildi
Mütalaada, Ayşe Barım’ın Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile birlikte hareket ettiği iddia edildi. Sanat camiası adına aktif planlama ve organizasyon yaptığı öne sürülen Barım hakkındaki ceza talebine, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas ve 2023/6359 Karar sayılı ilamı da dayanak olarak gösterildi. Söz konusu karara atıf yapılarak, eylemlerin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu savunuldu.
Ne olmuştu?
ID İletişim’in sahibi olan menajer Ayşe Barım, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlamasıyla tutuklanmış ve hakkında 30 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Barım, 1 Ekim’de tutukluluğunun 248. gününde tahliye edilmişti. Barım hakkında ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanırken, davanın karar duruşmasının bugün yapılması bekleniyor.