AKP Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz, Burdur merkezli Gür Haber’in YouTube ve Facebook üzerinden yayınlanan programına konuk oldu.
Korkmaz, Burdur’da uygulanması planlanan zorunlu dijital su sayaçlarına yönelik vatandaşların tepkilerini Ankara’da gündeme getirdiğini ve bunun ardından İçişleri Bakanlığı’nın konuya müdahil olduğunu söyledi.
Bu gelişmenin ardından Burdur’da kendisi hakkında Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın “Ben de hocayı götürürüm” şeklinde bir ifade kullandığını duyduğunu belirten Korkmaz, konuyu görüşmek amacıyla Vali Bilgihan ile bir araya geldiğini aktardı.
“Ben de hocayı götürürüm” sözlerini Bilgihan’a sorduğunu belirten Korkmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Evet, böyle bir şey olursa hocayı götürürüm. ‘Seni’ demiyor, aynı ifadeyi, ‘Hocayı götürürüm’ şeklinde tekrarlayınca konuşacak şey bitmiştir. Ben bir yıldır bunun ağırlığıyla yaşıyorum. ‘Götürürüm’ ifadesi ortada duruyor. Ne anlayacağım? Bu siyasi bir ifade midir? Benim can güvenliğimi kim koruyacak? Ben bu tehdidin içini nasıl dolduracağım? Ben bunun için Ankara Valiliği’nden koruma talep ettim, can güvenliğim için.”
Korkmaz, kullanılan ifadelerin “ezbere bir dil olmadığını, bilinçli şekilde inşa edildiğini” savundu. Söylenen sözlerin ardından yaşanan uygulama ve davranışların da bulunduğunu belirten Korkmaz, son olarak 30 Ağustos kutlamalarında Valilik tarafından törene alınmadığını ifade etti. Bunun üzerine Ankara Valiliği’nden koruma talebinde bulunduğunu söyledi.
“Açık, doğrudan ve ciddi tehdit”
Korkmaz’ın 9 Eylül 2026 tarihinde Ankara Valiliği’ne sunduğu dilekçede de söz konusu ifadelerin tehdit niteliğinde olduğu belirtildi.
Dilekçede, Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’ın Korkmaz’a, “Sen bana savaş açtın, ben de yine söylüyorum, bana bir şey olursa hocayı götürürüm” şeklinde sözler söylediği öne sürüldü.
Korkmaz ise bu ifadelerin kendisine yönelik “açık, doğrudan ve ciddi bir tehdit” olduğunu savundu.
Yakın koruma talep etti
Korkmaz, dilekçesinde yaşanan gelişmelerin can güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirterek kendisine yakın koruma görevlisi tahsis edilmesini istedi.
Başvuruda, koruma tedbirinin milletvekilliği görevinin gerektirdiği siyasi ve kamusal faaliyetlerin yanı sıra il içi ve il dışı seyahatlerde de uygulanması talep edildi.




