30 Ağustos, ZAFER BAYRAMI… Mutlu muyuz.. ??
29 Ekim 1923’ te ilan edilen Cumhuriyet, Türkiye’nin çağdaş bir devlet olma yolunda en önemli adımlardan biri ve Ülkenin en büyük bayramıdır; O güne varmak için yapılan tüm gayretlerin, Global sonucu ise; işte bugün; 30 Ağustos (1922) ülkenin İşgalcilerden kurtarılması olmuştur.
Bir hatırlayalım…
- 19 mayıs 1919; Samsuna çıkış, Havzaya geçiş ve ilk karargah…
- 28 Mayıs 1919 Havza Genelgesi
- 22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi: Bu genelgelerde; (Milletin bağımsızlığını, yine milletin kendi azmi ve kararı kurtaracaktır.) denmiştir…
- 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi:
- 11 Eylül 1919 Sivas Kongresi: Bu kongrenin bence önemi, bir Ulusal “Heyet-i Temsiliye” kurulması ve 25 delege tarafından Amerikan mandasına geçmenin teklif edilmesidir. ABD Başkanı Wilson tarafından görevlendirilmiş Charles R. Crane tarafından “destekleniyordu”
Görüşmelerden hemen sonra ABD bu istekten vazgeçmiş, zaten teklif reddedilmiş..
Yani Sayın okur; Atamız, 3 ayda kurtuluş sistemini kurmuş...
23 Nisan 1920 Ankara (TBMM) resmi açılışı… O günden sonra, Ülkenin tek başına MUTLAK hakimi, hatta bilmem kaçıncı Osmanlı Sultanı olabilecek olan bu kişi, Meclis onayı; yani; VATANDAŞIN RIZASI olmadan adım atmamıştır. Geçenlerde, CHP’ye, iktidarın Adalet sistemi tarafından atanan BUTLAN Başkan, Atatürk’ün izinden sadece kendisinin gittiğini söylüyor. 13 defa Halk “seni istemiyoruz!!” diyor, O hala “Bana oy verin görün bak neler yaparım!!” diyordu.
Bu zatın yaşlılıktan ötürü zihni melekelerinde bazı bozulmalar olabilir demiştim. Galiba sahiden öyle oluyor.. Figüran organizatörü dostu ile beraber hala CHP de “kalmış olan?!!” sahtekarları avlama peşinde… 11 Eylül 1922’ de ise Atatürk, İzmir’e girdikten sonra ; “Efendiler, şimdi asıl savaş başlıyor; cehalete, yoksulluğa, geri kalmışlığa karşı savaş!” demişti.
1920’ den bu güne ekonomi politikaları, biraz küresel gelişmelere; ancak asıl yerel siyasi tercihlere bağlı olarak devletçilik, liberalizm, planlı kalkınma ve serbest piyasa ekonomisi dönemleri arasında gidip gelmiştir.
1923 - 1930: İzmir İktisat Kongresi (1923): Devlet yatırımları yanında özel girişimciliğin desteklenmesi.
Tarım desteği; Köylüden Aşar vergisi kaldırıldı.
Teşvik-i Sanayi Kanunu: Özel sektör sanayi yatırım teşvikleri.
1930- 1940: Korumacı ve Devletçi Dönem Büyük Buhran: Küresel kriz ve Yerli sermaye azlığı ile Devlet ana aktör oldu.
Planlı sanayileşme: I. Beş Yıllık Sanayi Planı Sümerbank, Etibank ve şeker fabrikaları gibi (KİT) gibi tam 46 adet ağır sanayii kuruldu. İthalat kısıtlandı, yerli üretim ve dış ticaret dengesi gözetildi. % 8 büyüme oranı olan, Tüm Osmanlı borçlarını ödeyen, Hiç enflasyon olmayan, kişi başına milli geliri tam 2 ye katlayan bir Ülke oldu. Atatürk Bunları tam 15 yılda yaptı.
Serbest Pazarcı AKP, 25 yılda, %40 civarında Enflasyon, tamamen satılmış Yerli sanayi, Terk edilmiş bir Tarım sektörü, ve yarısı açlık sınırında yaşayan bir Halk yarattı..
1940 - 1945: Savaşı Dönemi
Savaşa girilmedi ancak, kaynaklar savunmaya gitti, üretim azaldı, yüksek enflasyon yaşandı.
Servet Vergisi ve Toprak Mahsulleri Vergisi kondu.
Fiyatlar ve mal dağıtımı kontrol altına aldı.
1946 - 1960: Demokrat Parti Dönemi.
Bu nokta da yine yerim bitti; Haftaya devam edeceğiz.